17 Şubat 2018 Cumartesi

İş-Ev-Telefon.Sırada ki ?

Kasım 2017’nin sonu itibariyle Allah’a şükürler olsun ki yüzüm gülmeye başladı.Kasım sonunda işe girdim.Aralık ayının sonunda ev baktım ve kafama göre bir ev buldum , 5 Ocak 2018’de taşındık. İş bulduktan sonra her zaman önceliğim “ yeni eve taşınmaktı” bunu daha önce postlarımda 1500 kere söylemişimdir herhalde. Sizlerden de bol bol dua istemiştim , hem iş ararken , hem güzel bir eve taşınırken. Sizlerin duası ve Allah’ın izniyle güzel bir eve taşındım , hoş bir önce ki evime göre bütün evler bana güzel geliyor.

Yeni evden biraz bahsedelim birkaç tane de fotoğraf ekleyeyim , bunlar eve ilk taşındığım gün çekildiği için sadece mutfak,salon ve yatak odasının fotoğraflarını paylaşacağım banyo ve küçük oda biraz karışık durumda da 



Isıtma : Alt katım boş olmasına rağmen evin ısıtması şükürler olsun gayet iyi.En kısıkta yakmamıza rağmen ev ısınıyor en azından diğer evde ki gibi kat kat giyinmeye gerek duymuyoruz. Bir ara sulu kar yağdığı zaman kombiyi hiç kapamadık , bir ara dışarda hava iyiyken hiç yakmadık , yakmadığımız gibi hiçte üşümedik . Ben çalışıyorum eve gitmem 18:30 oluyor Serhat’ta evde olmuyor babasına yardıma gidiyor çoğu zaman akşamdan akşama yaktık bu ay 199 TL geldi ama bunun sırf 101 TL’si doğalgaza yeni abonelik için gidiyor. 98 TL geldi gayet iyi. Isınayım da ben 150-200’de vermeye razıyım. Geçen sene ki evde hiç kapamadık full yaktık 230 geldi evet çok değil aslında kışın ortasıydı , kar kış vardı ama ısınamadık, ısınamadığımız için o parayı ödemek zorumuza gitti.
İnanın diğer evde kışın ortasında bana yatarken hiç hararet bastığını bilmem.Hatta ince pijamalarımı hiç giyemezdim . Şimdi diğer evde hep alışmışım ya polarlı pijamalarla yatıyordum , burada da öyle yattım ay gece bir hararet bastı beni anlatamam bir de kombi bile yanmıyordu. Artık polarlı pijamalara veda ettim zaten hiç sevmiyordum kalın kalın giyinmeyi ama bu evde ince pijamalarımla bile üşümeden uyuyabiliyorum 

Nefes almak :Bildiğin yeniden nefes alıyor gibi hissediyorum biliyor musunuz. Eski evde yaşamıyormuşum ben . Rutubet hem insan da yorgunluk hissi yaratıyordu yataktan çıkamıyordum hem de rahat nefes alamıyordum.Gece tıkanıyordum ,burun spreyi sıkıyordum ki ben bir dönem hatta ne bir dönem uzun yıllar o burun spreyi olmadan yaşayamıyordum hem evde olurdu hem çantam da. Bir yerde kalmam gerekiyor ya yanımda spreyim yoksa kalmazdım cidden öyle bağımlıydım. Sonra doktora gittim o da bundan bir 5 sene önce falan. Doktor bana (özele gitmeme rağmen) ameliyatı önermedi “önce bırakacaksın sonra ki duruma göre bakacağız” dedi hatta adam kamerayla burnumun içine bile giremedi , o kadar şişmiş ki “canın yanar” dedi bende güç bela , ağlaya sızlaya bıraktım , hastalanmadığım sürece sıkmıyordum , çok nadir sıktığım zamanlar oluyordu hafta sonuysa , çok tıkandıysam ve uykumu kaçıracaksa çok az bir fıs fıs yapıyordum… Düşünün eski evde yeniden başlamıştım , kendimi çok zorluyordum sıkmamak için ama olmuyordu bu sefer başıma ağrı giriyordu burnumu çekmekten. Hadi ben kendimi geçtim , Serhat’ta sıkmaya başlayınca bu iş çığırından çıkmaya başlamıştı. Serhat çünkü hastalanmadığı sürece sıkmazdı , hatta hastalandığında bile kolay kolay sıkmazdı bir baktım her gün her gün sıkmaya başlayınca “kesin biz de astım çıkacak “ dedim neyse ki ben çalışmaya başladım , bu arada Serhat işsiz kaldı ama yine de taşındık.Çokta güzel oldu diğer yerden 200 tl fazla veriyoruz kira ama bu eve değiyor inanın.



Rutubetten tuzum bile nemleniyordu. İnanın kışa girmeden başlıyordu nem , yaza kadar. Sürekli tuz alıyordum eve. Artık tuzu , tuzluklara bile koymamaya başlamıştım.. Tuzluğa pirinç koysam da bir faydası olmuyordu yarısından fazla pirinç koyuyordum bana mısın demiyordu.Burada pirinç koymamama rağmen bir sıkıntı yaşamıyorum çok şükür.

Çamaşırlarım 3. günde bilemedin 4. Günde kurumuş oluyor. Çarşamba ve Perşembe çamaşır çalıştırıyorum , asıyorum . Pazar gününe ise çamaşırları alıp ütülüyorum peteklerin üstüne bile koymama gerek kalmıyor ki evin içinde kuruyor şu anda . Öbür evde bir hafta da peteklerin üstüne koymama rağmen anca kuruyordu.

Temizlik : Diğer evde 2.30-3 saatimi alıyordu temizlik. Ee mutfağı cifle , dolapları sil , lavaboları çamaşır suyuya temizle , banyoya da aynı o şekil.. Ev de büyük , bir de o zaman kuşlarımız salondaydı onların pisliklerini temizle  (şimdi ki evde küçük oda da , daha büyük bir masanın üstüne koyduk) bayağı uğraştırıyordu şimdi ise en fazla 1.30 saatimi alıyor ev hem diğer eve göre daha küçük , hem de temizlenmesi kolay. Mutfağım diğer eve göre daha küçük ama daha düzenli. Adam akıllı pislenmiyor bile.
 




Eski salon takımım sığmadı yani kaba durdu fotoğrafta pek belli olmuyor ama hareket edecek yer alanını daraltıyordu ve masayı çekmek zor oluyordu. Anneciğim de sağolsun bize hediye olarak köşe koltuk takımı aldı☺
Bu arada yerde ki halıda geçiciydi kendi salon halımı serdim ☺



Sonunda telefonumu da aldım hadi gözümüz aydın olsun ☺Eski telefonun son zamanlar da ekranı gidiyordu , birini aramak veya birine mesaj atmak için 4-5 dakika ekranın gelmesini bekliyordum. Ekran artık yerinden çıkmıştı ve temassızlık yapıyordu ama bitti bütün bu dertler , kendime sevgililer günü hediyesi aldım ☺

İstediğim telefon oldu İphone 6S Rose Gold. Artık birini aramak için beklemek yok , hopörlere almak veya kulaklık takmak yok , mesaj atarken donmasını beklemek yok. Allah utandırmasın. Güle güle kullanayım ve duam uzun uzun yıllar boyunca bozulmadan kullanayım 

Sırada ki ne olacak bende bilmiyorum. Bu arada pantolon , ayakkabı ne bileyim ıvır zıvır şeyler zaten aldım ve alacağım da , onları pek yazmıyorum belki toplu olarak alışveriş başlığı altında yazarım.Hani işe giripte yapmayı veya almayı çok istediğim listelerin başında yeni eve taşınmak sonra telefon sonrada saçıma ombre yaptırmak vardı ☺ Sırada ki ombre olur mu dersiniz ? Ama onun için hem çok iyi bir karar almam lazım , hem de saçımın biraz daha uzaması lazım. Öyle bir ombre yaptırmalıyım ki yani ne sarı olacak ne koyu bir şey olacak aralarda ışıltı gibi durmalı. Zaten ilk gittiğimde büyük olasılık birkaç tane uçlarına ve aralarına attırırım baktım güzel beğendim sonra gider daha da sıklaştırırım ☺

İyi hafta sonları ,
Saygılar..

14 Şubat 2018 Çarşamba

14 Şubat Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun..!


Biz tam 3 yıl önce bugün nişanlandık 😊 şaka maka zaman geçiyor , Nisan’da evleneli bile 2 sene olacak . 
Gün içinde zaman geçmiyor gibi geliyor , size de öyle oluyor mu ? Ama sonra bir bakmışım ki haftalar , aylar hatta yıllar geçmiş . 

Ben bu işe başlayalı bile 27 ‘ sinde 3 ay olacak . Ne ara başladım , ne ara bir şeyleri öğrendim , ne ara bi kaç arkadaşım da olsa oldu hiç hatırlamıyorum biliyor musunuz . Sanki şu 2.5 ay rüya. Ama maalesef her rüya sabahın 6’sında kalkmakla bitiyor. Haftanın ilk iki günü biraz daha dinç kalkıyorum ama Çarşamba’dan itibaren yataktan çıkasım gelmiyor ya 😔

Şu an telefondan yazıyorum , alışık değilim telefondan yazmaya da :)
Ama bu güzel günü kutlamadan olmazdı.

Hepimizin sevgililer günü kutlu olsun.
Sevgiyle kalın.


11 Şubat 2018 Pazar

Bu aralar ben..!

Yine uzun zamandır yoktum değil mi ? Valla benim bir suçum yok , evde internet yoktu (daha bu hafta salı günü bağlandı) bir ara iş yerinde blog sayfasına erişim sağladım lakin sevincim kısa sürdü , bir gün geldim baktım ki yine iş yerinden erişim sağlayamıyorum :( IT, bilgi işlem gibi yerlerde tanıdığın olacak ki senin internetini bir üst seviyeye çıkarsın , kimseye de söylemesin değil mi ya ? Ben zaten kimseyi tanımıyorum benim bilgi işlemden tanıdığım arkadaşım ise e-ticaret'te o da benim işime yaramıyor maalesef :)
Blog yazmayı da özlüyorum , zaten çalışmaya başladığımdan beri pek içli dışlı olamıyorum blog'la , bir de iş yeri blog'a girmemi engelleyince , iyicene uzak kalıyorum. Evde internet olsa bile işlerden güçlerden pek yazacak durumda olamıyorum anca arada sırada böyle vakit bulduğumda yazabiliyorum..

Ahh ahh çalışan bayan olmak zor , hem çalışan bayan olup hem çocuğunun olması iki katı daha zor (ki daha ortada çocuk olmamasına rağmen bunu söyleyebiliyorum) valla imreniyorum onlara. Bekarken evli olanlara imrenirdim hem iş hem ev nasıl bir arada gidiyor derdim , şimdi aynı durumdayım fakat bu sefer çocuk olayını düşünüyorum hem iş hem ev hem çocuk , bence boşuna dememişler " Cennet Annelerin ayakları altındadır" diye. Gerçekten Annelik zor bir görev bir de özellikle çalışıyorsan. 

Ben ne yazacaktım konu nereye geldi 
Bu aralar bitmeyen doğum günü yapmışlar.


28 Ocak Pazar günü Serhat’ın dayısının ikizleri Elif ve Ela’nın doğum günü partisindeydik. Giderken LCW’dan iki tane bu şirin ponponlu şapkadan aldık , kızlarımız biraz kokoş da 



4 yaşına girdiler . Gülay yenge yine döktürmüştü. Çok güzel yemekler hazırlamış ve çocuklar için çok tatlı şeyler hazırlatmış. Patlamış mısır, şeker, balon ..

Çoluk çocuk vardı hep. Daha bir kaç aylık bebek mi dersiniz , 2 yaşında küçük tatlış kızlar mı dersiniz onları görünce çocuk hayallerim bir fazla artıyor.Orada bir bayan bana “kaç yıllık evlisin , çocuk falan var mı “ diye soru sordu.Bende “biraz daha zamanı var çalışıyorum “ dedim kadın da “ boşver çalıyorsun diye yapmamazlık yapma yaşın geçiyor olmaz sonra “ dedi. Bende bir an düşündüm tamam 2 yıl olacak evleneli , evet yaş da 28 okey , ama kadın anladığım kadarıyla “kariyer yapma uğruna çocuk istemediğimi” düşündü.Ben sonradan fark ettim bu durumu 

Çocuk elbet olacak yalnız öncelikle çalışmam lazım , kariyer falan değil , çalışmam gerekiyor , eşim hala bir iş bulamadı , yani benimkisi ihtiyaçtan çalışmak , kariyerden değil . Santral’de ne kariyer yapabilirim ki 

Zaten şu an gelecekle ilgili planım (ki Allah izin verirse) çocuk olana kadar çalışmak sonrasını zaman gösterecek ben diyemem , çocuk olduktan sonra kesin çalışırım veya çalışmam diye, çalışırsam karşıya gidip gelmek zor olacak , çocuğa kim bakacak ? Biz de ki en büyük dert bu biliyor musunuz daha ortada çocuk yokken , çocuğa kimin bakacağı dert oldu. Annem ben bakarım diyor , ama her gün her gün gidip gelemez ve bende de kalmaz biliyorum dedi de kalmam diye , bu durumda anneme yakın oturmak lazım ama bu eve zaten yeni taşındık ve Serhat'ın işi nerede nasıl olacak , pek Ümraniye'den ayrılmaya da niyetli değil. Kayınvalidem daha biz evlenmeden başladı ben çocuk bakamam , ben çocuk bakmam diye :) en son Serhat'ın yanında da söyledi de içim rahatladı hep benim yanımda söylerdi veya misafirliğe gittiğimiz de , konu komşusunun yanında ama Serhat'ın yanında da söyleyince cidden içime su serpildi yanlış anlaşılmasın benim kayınvalidemle bir problemim yok ama bana ve tanıdık tanımadık kim varsa onların yanında” ben bakmam” diyordu sanki ben ona sen bakacaksın demişim de onun ayağını yapıyor , ki ben hiçbir zaman kayınvalideme baktırmayı bile düşünmedim çocuğumu.Ee bu durumda sizce benim bakmam daha mantıklı değil mi?

Kreşe versem sabahın 6’sında hangi kreşe vereceğim çocuğu , hani çalıştığım yere yakın bir kreşe versem her gün benimle birlikte karşıya mı gidip gelecek.Alacağım para kreşe gittikten sonra ne anlamı var o çocuğa da o kadar eziyet çektirmenin.Diyorum ya planım çocuk olana kadar sonrasında ya Anneme yakın taşınacağım , ya da çocuğuma ben bakacağım en azından şöyle 3 yaşına gelene kadar sonrasında bana yakın en azından Anadolu yakasında bir iş bulup sabah kreşe beraber gidip akşam onu alıp eve döneceğim . Şimdiden 4-5 sene sonrasını düşünüyorum . Bu yüzden çocuğum orada burada sürüneceğine en azından ben bakarım büyütürüm daha mantıklı. Tabii ki herşeyi gören bilen Allah , ben ne kadar plan yaparsam yapayım kaderim böyle değilse bu böyle olmayacak zaten . Ama Allah böyle bir durumda gönlüme göre versin diyorum. Serhat güzel bir iş bulursa zaten çalışmamı bile istemez onun alacağı maaş çok önemli . Bakalım kısmetiyle gelir derler , bakmayın böyle konuştuğuma daha ortada bir şey yok :)



 Normalde Annem’in doğum günü 4 şubat fakat biz 3 Şubat Cumartesi yaptık. Aslında bu doğum günü Annem için de yeni bir başlangıç olacak çünkü emekli oluyor Pazartesi başvurusunu da yaptı. Aslında çok daha önceden emekli oluyordu ama maalesef yaş vurduğu için bir 7 sene bekledi. Hayırlısı olsun sonunda kavuşuyor emekliliğine Hoş hala çalışmaya devam edecek ama en azından yıllarca çalışmanın vermiş olduğu emeğinin karşılığını alacak.. Darısı tüm bekleyenlerin başına.

 

29 Ocak Pazartesi günü , ofise geldim bir baktım ki masam da Zeytinyağ var. Bizim şirket sahibinin kendi adası varmış , oradan gelmiş , bütün şirkete dağıtmışlar. Benim şansıma olmuş çünkü burada uzun uzun yıllar çalışmış insanlar var daha yeni böyle bir şey görmüşler Hoş benim pek zeytinyağ ile aram yok ama salatalara kullanıyorum. Hatta ilk yaptığım salataya biraz fazla mı ne koymuşum bir keskin geldi , anlatamam , hararet bastı beni. Ee alışık değilim , şimdi daha az atıyorum ama tadı nefis geçen gün zeytinin içine de koydum. Hani gerçekten has zeytinyağ budur diyorum 

Saygılar..

25 Ocak 2018 Perşembe

Kitap Yorumu : Böğürtlen Kışı / Sarah Jio

Kalbinizin derinliklerine işlenen acıyı, tek kelimeyle nasıl dile getirirsiniz?




“Canım Daniel’ım,


Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum…”

Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Daniel’ı son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Daniel’ın boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı…

Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır. Köklü bir gazetede muhabir olan Claire Aldridge, bu doğaüstü olayı haber yapacaktır. Araştırmalarına devam eden Claire, küçük çocuğun bu zamana kadar sonuçlanmamış kaçırılma davasıyla karşılaşır. Evlat kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Claire, bu olayı çözmeye karar verir. Ancak çözdüğü her düğümün, onu Vera’yla olan bağlantısına yaklaştırdığından habersizdir…

Böğürtlen Kışı aşkı, umudu ve umutsuzluğu derinden anlatan muhteşem bir kitap. Bu öyküyü yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacaksınız.


Yorumum :

Öncelikle Sarah Jio'nun kitaplarına gerçekten hayran kaldım diyebilirim , geç fark ettim ama iyi ki de fark etmişim diyorum , o kadar güzel romanlar yazıyor ki hani sabahtan akşama kadar kitabı okuyayım bitireyim istiyorsunuz öyle akıcı , öyle sürükleyici.

Bu kitap benim en sevdiklerimin arasına girdi , girmekle kalmayıp zirveyi zorluyor diyebilirim 😊 İnanılmaz çok beğendim , bir de kitabın önsözüne bakın as bayrakları as yani , gerçekten Türk'lüğümüz her yerde..

Roman'da Vera Ray'in yaşadığı acıları , oğlunu kaybettikten sonra bir annenin evladı için neleri göze aldığını , üzerinden 88 sene geçtikten sonra yine bir Mayıs ayında kar yağması , bunun üzerine bir gazetenin muhabirliğini yapan Claire 'nın eski bir davanın düğümünü çözmeye çalışması ve sonunun sürpriz olması kısacası ikinci bir defa daha okutacak derecede bir roman. Ben sonunu az çok tahmin ettim ama yine de "acabalarım" vardı tahminim doğru çıkınca o kadar sevindim ki çocuk gibiydim sanki gerçek olan bir olaya sevinmiş gibiydim.

Kesinlikle okunması gereken bir kitap , tavsiye ediyorum.

Saygılar..

22 Ocak 2018 Pazartesi

Maaşı ıslattık / Arif V 216

Ev taşınması durumlarından ötürü maaşı anca ıslata bildik oda sinemaya giderek oldu 😀Hoş sinemayı "yoğun ısrarlarım" sonucu eşime ben ödeyeceğim dedim oda sinemaya gitmeden önce yemek ısmarladı.

İş çıkışında hemen eve gittim , üstümdekilerle gidecektim sadece çizmelerimi değiştirmem gerekiyordu malum motorla gidecektik bu yüzden bot giymekte fayda vardı bir de içime daha kalın bir hırka giyerek 5 dakika içinde evden çıktık.


Meydan İstanbul AVM/Cinemaximum'a gittik buraya en son hatırladığım kadarıyla geçen sene Recep İvedik 5 için gitmiştik , değişiklik yapmışlar , yemek yerlerini büyütüp hem açık hemde kapalı alan haline getirmişler çok düzenli olmuş bu haliyle.

Popeyes'den meşhur Maxi Avantaj menümüzden aldık Türk Telekom Selfy'lilere bir alana bir bedava kampanyasından yararlandık. Valla çok acıkmıştım hem ben hem eşim tıka basa doyduk😀


Saat 19:30 olmuştu , bizim seansta 20:15'deydi . Biz daha önceden internetten hallettiğimiz için işlemleri (koltuk seçimi de dahil) sıraya girip bilet alma gibi bir durumumuz olmadı mesajı veya gelen maili göstermemiz yeterliydi . Ben yetişememe ihtimaline karşılık bir önceki seansa 19:45'e almamıştım aslında yetişirmişiz de riske atmak istemedim. Olsun problem değildi biraz bekledik sonra içeri girdik.


Film başladı , internette filmi çok yerin dibine sokmuşlar  , bence yerin dibine kadar sokulacak gibi de değildi , sadece Cem Yılmaz olunca işin içinde beklenti yüksek oluyor sürekli gülmek istediği için insanlar ve filmde de çok aşırı bir espri olmadığından film hop güme gidiyor.

Ya bende aşırı gülmedim , bazı yerleri komikti özellikle "fındıkkıran" şarkısını söylediği kısmında çok güldüm , o giydiği kıyafette zaten beni kopardı..Mesela duygulananlar olmadı mı merak ediyorum yada ben mi aşırı duygusal olduğumdan mıdır bilemiyorum ama Kerem Alışık'ın bir sahnesinde çok duygulandım.

Film ' de 1960'lara gidilmesi ve yeşilçam'ın yıldızlarının olduğu o kurgu bence güzel olmuş. 
Herkesi memnun etmek maalesef kolay değil , kimi çok beğeniyor kimi hiç beğenmiyor bu kişinin kendi zevkine bağlı ki ben Cem Yılmaz'ı pek sevmem ama esprileri güzel oluyor.

Saygılar..

18 Ocak 2018 Perşembe

Kitap Yorumu : Ait Olduğumuz Yer / Emily Giffin

Hangisi gerçek ailemiz; bizi doğuran mı, yoksa sevgiyle sımsıkı sarılan mı?



Büyük bir sır, iki aile ve hayatları değiştiren bir hikâye…!

New York'ta hayallerindeki hayatı yaşayan Marian Caldwell dolgun ücretli bir iş ve kusursuz bir ilişkiyle hayatına devam etmekteydi. Etrafındaki herkes yaşadığı hayata imreniyordu, ta ki bir gece kapısı çalınana dek...

Karşısında elinde Marian'ın geçmişinde sakladığı tüm sırların kapısını açacak anahtarla duran Kirby Rose'u gördü. Bu beklenmeyen karşılaşmayla birlikte Marian'ın muhteşem hayatında çalkalanmalar başladı; saklanan ve unutulan anılarının canlanmasıyla eskilerde kalmış tutkulu bir aşk hikâyesi şimdi sahip olduğu her şeyi yıkmak üzereydi.

Kirby engebeli bir yolda ailesini ve geleceğini tekrar kurmaya uğraşırken Marian'la birlikte hayatlarındaki eksik olan şeyi aramaya başladılar. Bu yolda öğrenecekleri aslında ait olduğumuz yerin, hiç tahmin etmeyeceğimiz bir yer olduğuydu.


Yorumum ;

Bu kitabı bana iş arkadaşım Merve getirdi. Kitabın arka kapağını okuduğumda içimde biraz merak uyandırdı ve hemen başladım okumaya zaten iki gün içinde bitti , bitince de bir tuhaf oldum. Sizde kitaplara çok fazla dalıyor musunuz , dalmaktan kastım okuduktan sonra etkisinde kalıyor musunuz ? Ben çok etkileniyorum hatta etkisinden biraz zor çıkıyorum , hele bu kitaptan sonra okuduğum roman (onu daha sonra bir postta yazacağım)beni o kadar etkisinde bıraktı ki ikinciye mi okusam diyorum :)

Marian adında ki bu bayanın yıllarca içinde sakladığı , kimseye söyleyemediği çok önemli bir sırrı vardır ve bu sır öyle bir sırdır ki tek kendisini dahi ilgilendirmemektedir.Sırrı daha sonrasında ortaya çıktı , ona rağmen yine bencilce davranmaya devam etti , biraz sinir bozucu bir karakterde denilebilir :) Yine kitabın kahramanlarından Conrad ve Kirby var. Onların ikisine de kanım ısındı 😊İnsan kendini kitaba öyle bir kaptırıyor ki , içindeki kahramanları gözünde canlandırıyor ve ona göre kimi sevip sevmediğine karar veriyor.

Sürükleyici bir kitap aşk'a dair , hayatın gerçekliklerine dair öğretici ve yol gösterici bir kitap.
Okumanızı tavsiye ederim.

Saygılar..

16 Ocak 2018 Salı

Ocak ayının ilk iki haftası nasıl geçti ?

Çook uzun zamandır buralarda olmama sebebim işten güçten , ev taşınmasından dolayı değil , evde daha internet yok bırakın evi apartmanda internet yok alt yapısı için sürekli birileri gelip gidiyor inşallah en kısa sürede halledilir , yazacaklarım birikti , bir kaç kere beni maille yoklayanlar oldu yaşıyor muyum diye 😊teşekkür ederim öncelikle onlara , yaşıyorum ama maalesef internetsizlikten giremiyorum , normalde şirket interneti blogger'a girmeye izin vermiyordu bugün bir deneyim dedim de girdi 😃Allah yüzüme güldü.

Bakalım bu iki hafta neler olmuş bitmiş kısa bir özet geçeyim ;

3 gün tatilim var diye seviniyordum ama o tatilden pek bir şey anladığım söylenemez sürekli evle uğraştım , eski evle yeni ev arasında mekik dokudum.. Sağolsun Annem ve Teyzem olmasaydı ben bu kadar yükün altından kalkamazdım. Yeni yıldan hiçbir şey anlamadım diğer günler nasılsak o günde aynıydık benim ev , evlikten çıkmasaydı , her yer her yerde olmasaydı arkadaşları çağıracaktım ama maalesef ev çok fena haldeydi , ben bile kendi evim olmasına rağmen çok rahatsız oluyordum.Hatta o güne dair hiç fotoğraf bile çekmedim , yorgunluktan aklıma bile gelmedi. O ses Türkiye’yi izleyerek yeni yıla girdik 😊
Her ne kadar size eski evimden memnun olmadığımı dile getirsem de giderken içimi bir hüzün kapladı 😃Gelin gittiğim evden dolayı diye düşünüyorum, ben kolay kolay sevmem ama çabuk bağlanırım demek ki o kötü eve bile bağlanmışım 😊 Ee ilk burada yemeğimi yaptım , ütümü yaptım , temizliğimi yaptım , sorumluluk nedir , neyi nasıl yaparak tasarruf edebilirim diye burada düşündüm ve daha bir sürü şey , hani her şeyin " ilki güzeldir , farklıdır " derler ya o misal galiba benimki de .. Bir de ben en son cuma (05.01.2018) sabahı o evden ayrıldım , cuma akşamı direkt yeni eve gittim. Annem ve Serhat taşınırken başlarında durdular.. Alışmak biraz zaman aldı ilk zamanlar yabancı bir eve gidiyormuşum gibi geliyordu ama şimdilerde alıştım.
Servisten yana da sıkıntım yok güzergahım değişmedi aynı sokak olduğu için sabah nereden biniyorsam yine aynı yerden biniyorum , akşamları daha önce nerede iniyorsam yine aynı yerde iniyorum . Eskiden evime yürüme mesafesi bakkala uğra falan derken 10 dakikayı bulabiliyordu ( bir de üç kat merdiven çıkıyordum ) şimdi bu süre 7 dakikaya düşüyor ve bakkalda oturduğum binanın hemen yanında orası yıkılmazsa şimdilik bakkal konusunda çok rahatım hatta bayağı bayağı rahatım 😀

Bu şirin cüzdanı Burcu Hanım yeni yıl için gittiği Paris'ten hediye olarak getirmiş (ben ona bağlı çalışıyorum) zaten çok tatlı bir kadın , hani hiç bizim üstümüz gibi durmuyor bir arkadaş gibi. 


Bu da yeni evimizin ilk sabah kahvaltısı
Valla eski evimde bir sabahları (yazın 7-8 arası) bir de akşam güneş batarken evime güneş geliyordu burada ilk gün panjurları bir kaldırdım evime resmen güneş doğuyor çok mutlu oldum 😊 Güney cephe olmasının avantajı var. Siz siz olun yeni bir eve taşınacaksanız veya evlenecekseniz kesinlikle güneye bakan ev tercih edin. Geçen cumartesi Annem gelmişti evde kombi yanmıyordu yemek olayına giriştik bir de temizlik yaptık , halıları vermiştik onlar gelmişti anca toparlanabildik neyse dışarı çıktım bildiğin kar havası vardı benim evde kombi yanmıyorken bile üşümemiştik.Hoş çok soğuklarda kısıkta olsa yeri geldiğinde kapamadan yakıyoruz ama o kısık bile bizi ısıtmaya yetiyor eski evde en kısıkta yaksak evin soğuğu kırılıyor ama biz hala üşüyor oluyorduk bu yönden şimdi ki evimden çok memnunum Allah bozmasın 😊

Yeni evimde ilk kitap okuma ve sütlü kahve keyfisi 😊

İş yerinde çağrılar düzeldikten sonra daha bir rahat ettim diyebilirim mesela gün içinde o ilk zamanlara göre çok daha fazla vaktim oluyor. İnternet olanağımız da maalesef kısıtlı Show tv haricinde diğer kanallara erişimimiz yok , blog'a falan giremiyordum arada sırada deniyordum ama yazımın başında da belirttim Allah yüzüme güldü de en azından blog'da vakit geçirebiliyorum hoş o da resimleri yüklememiş gibi gösteriyor 😔 paylaşıp , telefondan kontrol edeceğim artık 😊Bende (internet bloga girmeme izin vermeden önce )Show tv’de Yeni Gelin'i izliyorum vaktim oldukça , oda ilk bölümden başladım sonuna kadar geldim arada Tv’de denk gelince izliyordum komik bir dizi başka da Show’da izlediğim bir şey yok bende ne yapsam ne etsem dedim , kitap okumaya başladım. Evdeyken ders çalıştığım için kitap okumaya çok fazla vaktim olmuyordu ama burada çağrılardan kalan zamanlarda sürekli okuyorum bir de çok hızlı okurum 400 sayfalık kitap iki günde bitiyor o da sadece mesai saatleri içinde okuyorum eve bile götürmüyorum , sadece bir tanesine evde başlamıştım hatta yeni evimde ama bir kaç sayfa okuyup işe getirmiştim iki hafta da 6 kitap bitirdim kimisi bende olanlardı , kimisi kuzen Ece’den , kimisi de iş yerinde Merve’den geldi. Okuduğum kitapları ara ara blogumda paylaşabilirim , beraber yorum yapabiliriz 😊

Bu ay taşınma derdiyle koşturup durduğumuz için ilk maaşı ıslatamadık 😊Aslında ben ilk maaşımı aralık ayında almıştım ama sadece 4 güncüktü , tam maaşımı ocak 5’de aldım , tam da taşındığım gün. Extra bazı masraflarda çıkmıştı elektrik süpürgem mesela bozuldu onun için para, bu işe başlayacağım için bot falan aldım bazı makyaj malzemelerim bitmişti onları aldım , kredi kartına az biraz bir borç vardı , anlayacağınız bu ay ki maaştan da pek bir şey anlamadım bizim amacımız Beşiktaş da Midyeci Ahmet’e gitmekti hoş ben midye falan hiç sevmem , yemem de ama başka yiyecek bir şeyler bulurdum en basiti kokoreç (hoş onu da pek sevdiğim söylenemez ama eşime eşlik ederim ) ama olmadı hem havalar da kötü orası normalde de tıklım tıkışık oluyor bu soğukta dışarılarda bekleyemezdim 😊 Biz de sinemaya giderek ıslatalım dedik. Eşim istiyordu Arif V 216’ya gitmeyi , kaç zamandır bekliyordu , Cinemaximum'da biletler tam 18 öğrenci 16 (Meydan Cinemaximum) biz de Fırsat Bu Fırsat'tan aldık  kişi başı 13.50 TL'ye denk geldi 27 TL vermiş olduk , daha uygun oldu , sinema biletlerinin de maşallahı var hani.. Bakalım bir kaç gün içinde gitmeyi planlıyoruz.


Saygılar..

31 Aralık 2017 Pazar

Güle Güle 2017 ! Hoş geldin 2018 !


Geçen sene 2016'ya veda ederken 2017'den beklentilerimi yazmıştım onlar şöyleydi ;

*Öncelikle kadın cinayetlerinin durması , terör olaylarına bir son verilmesi ve şehit haberlerinin durdurulmasını istiyorum.Bunu gerçekten canı gönülden istiyorum!  - Maalesef bu hiç bir zaman son bulmadığı gibi gün geçtikçe daha da çoğalıyor :(

* Eşimle bir haber bekliyoruz ha geldi ha gelecek derken üzerinden 6 ay geçti biz hala bekliyoruz umutlarımız da suya düştü artık :(  - Bu da yalan oldu , onunla ilgili post yazmıştım , eşime o zamanlar çalıştığı yerden Antalya'da çalışmak için teklif gelmişti hadi Antalya yalan oldu üstüne 1 sene sonrasında işten çıkartıldı :( sürpriz olmadı bekliyorduk zaten..

*Sağlık , huzur , mutluluk ☺  - Rabbim bunların eksikliğini hiçbir zaman göstermesin..!

* Güzel bir iş. Haftanın 5 günü çalışacağım , mesailere kalmayacağım ,evime yakın olacak v.s. v.s. çok şey istiyorum farkındayım ama Allah büyük umarım gönlüme göre verir ☺- Herhalde beklentilerimin içinde bir bu oldu ☺Hafta sonu çalışmam yok,mesailere kalmıyorum tek sıkıntı evime yakın istemişim ama evime bayağı uzak oldu bir kıta değiştiriyorum ama olsun servisim var buna da şükürler olsun.

* Veeee olmazsa olmaz para para para☺- Rabbim ne dara sokacak kadar az ne de coşacak kadar çok para vermesin.Bu nasıl bir sözdü inanın hatırlamaya çalıştım hatırlayamadım bende böyle kendi çapımda yazdım bir şeyler. Gerçekten de öyle çok şükür iyi kötü idare ediyoruz.

Şimdi bunları yazarken fark ettim ki o zamanlar oturduğum evle ilgili "taşınmak istiyorum" dememişim , ben bu evden en başından beri memnun değildim , aceleyle tutulmuştu ve o zaman ki şartlarda bu kadar uygun bir ev yoktu(kira açısından).. Herhalde hep Antalya'yı düşündüğüm için sabretmişim sonrasında zaten hep memnuniyetsizliğimi dile getirdim ve taşınmak istediğimi blogumda yazdım.

2017'nin benim için özeti : İş ve Ev oldu . İşsizliğimden yakındım, evimden memnun olmamamdan yakındım Rabbim büyük her şeyin bir zamanı var ki zamanla oldu.

Eh bir üzücü olay da minik kuşumun ölmesi oldu :( Yaşasaydı onu bugün alalı tam 1 sene olacaktı :( hala onu çok özlüyorum ..


Peki 2018'den beklentim nedir ?

* 2017'de de olduğu gibi her ne kadar son bulmasa da ben yine de canı gönülden istiyorum kadın cinayetlerinin olmamasını , şehit haberlerinin olmamasını . Askerlerimizi , polislerimizi öldüren teröre de bir dur densin , kadınlarımızı öldüren erkek terörüne de..

* Sağlık , huzur , mutluluk . Allah bunların eksikliğini ne kendimiz için ne de sevdiklerimiz için göstermesin..!

* Serhat'a güzel bir iş . Geçen sene kendim için isterken şimdi eşim için istiyorum.İşsizlik maaşı alsa da bu bizim standartlarımızı yine düşürüyor sonuçta aldığı maaşla , işsizlik maaşı arasında bayağı fark var. Olsun buna da şükür . En azından Serhat'ın yaz gelince DJ'lik işleri olacak. Dişimizi sıkacağımız şurada 3-4 ay. Ramazan öncesinde yavaş yavaş başlar , umarım daha erken başlar şöyle Mart'tan itibaren başlarsa biraz daha iyi olur ..

* Para para para varlığı bir dert yokluğu zarar ☺ Daha demin de belirttiğim gibi dara düşmeyelim , kimseye muhtaç olmayalım bana yeter , milli piyango bileti de almadım doğal olarak gökten para da yağmayacağına göre ☺

* Ve Bebek ☺ Allah herkesin istediği zaman bebeğini kucağına almayı nasip etsin. Nisan'da 2 senelik evli olacağız ama yeni işe girdiğim için bunu 2018'nin sonlarına doğru düşünüyorum hoş planlı bir şey değil sonuçta Allah'ın işi isterim olmaz , istemediğim bir anda olur ama en azından yılın ortası ve sonrasında olursa daha iyi olur valla işten kovarlar mı kovarlar hoş kovsalar bu sebepten yüklü bir tazminat ödemek zorunda kalırlar ama ne bileyim yeni iş , Serhat'ın işsizliği ee sonrasında iş bulup toparlaması , yeni ev ve eski eve göre bütçeyi biraz daha zorlaması..Bu sebeplerden bir süre daha düşünmüyorum ama ne zaman ki isterim inşallah Allah ona göre verir.

Malum iş güç , evi toparlama , yeni evin temizliği v.s. derken kısa bir vakit buldum bende yeni yılınızı kutlayım istedim :)

Herkese mutlu bir yıl diliyorum , umarım  istediğiniz tüm hayallere bu yıl kavuşursunuz ☺
Son bir şey : Seneye görüşürüz😀

Saygılar..

30 Aralık 2017 Cumartesi

Sonunda TA-ŞI-NI-YO-RUZ..! :)

 Doğru duydunuz TA-ŞI-NI-YO-RUZ..! ☺
Yine aynı mahallem de, aynı sokakta tek fark binanın gıcır gıcır , 0 bina olması ☺ Artık rutubet yok , ısınamamak yok (hoş daha alt katta kimse oturmuyor ama) , alışveriş sonrası üç kat merdiven çıkmak yok.

Geçen gün ki postumda belirttim , şirketin eğlencesinde sadece 20 dakika durdum diye nedeni ise eve o akşam bakacak olmamdı ☺

Ahhh Ahh 20 yılımı geçirdiğim Suadiye'm , pek bir özledim,keşke hala daha orada oturabilseydim..! :(

Şimdi kısacık bir maceramızı anlatayım ; Bizim iş yerinde çalışan 50'li yaşlarda Hasan abi var bana yakın oturuyor akşamları da beraber dönüyoruz , uzun yıllardır Ümraniye'de yaşadığını söyleyince bende ona çıtlatmıştım vardır tanıdık birileri diye o da bizim yolumuzun üstünde ki bir evden bahsetti " bakkalın yanında yeni yapılan bir bina var , eşimin arkadaşları da orada oturuyor , istersen bir ara " dedi bende ertesi gün önünden geçerken telefonunu aldım eve gelip hemen Serhat'a arattım , adamlar " 1500 TL" dediler. Bende kendi kendime " düşseler 1400 TL'ye düşerler " dedim bu yüzden üzerinde çok durmadım.

Geçenlerde ev bakmıştık ev küçük falan demiştim annem o günden sonra araştırma yapmış , internette bir tane ev görmüş bana da linkini attı ,  bir baktım bizim geçenlerde aradığımız 1500 TL'lik ev , internette 1450 TL diyordu bende Annem'e " gitme oraya bize 1500 TL dediler düşse yine en fazla 1400'e düşerler " dedim.Ama Annem , kayınvalidemi de aramış gitmiş bakmışlar. Sonra kayınpederimin yanına geçmişler , benim kayınpeder nalbur olduğu için inşaatçıları , emlakçıları tanır , gerçekten de emlakçıyı tanıyormuş "bize 1250 TL verirlerse tutarız" dedik. Annem o gün bakmamı söyledi eve , ben zaten eğlenceden yine erken ayrılmayı düşünüyordum ama şu ev olayı olmasaydı en azından 20 dakika durup dönmezdim ☺Akşam saat 19:00'ı geçiyor biz ev baktık , Allah'tan evde elektrik vardı. 

Ev 83 mt2 , rahat , geniş benim herşeyim sığıyor , 2 oda 1 salon odaların genişliği de iyi , sadece mutfak küçük , küçükten ziyade bir sürü dolabı var , ince uzun gidiyor , masa sığmaz veya iki kişi yanlamasına sığmayabilir önemli de değil..Nasıl bir mutfak biliyor musunuz sanki bina yapılırken Amerikan mutfak olarak tasarlanmış ama sonrasında bu fikirden dönülmüş gibi ☺ Evime gidince fotoğraflarım..Daire giriş katta , şu an alt tarafı boş , satılık , umarım bir an önce birileri taşınır da ısıtma daha iyi olur. 


Kira'da en son 1300 TL dediler bende kabul ettim.Serhat çalışmamasına rağmen yine de kabul ettim bu evde hastalanıp ilaç parası vereceğime gitmeyi tercih ettim , iki aya kadar güzel bir telefon alırım diyordum ondan da vazgeçtim en azından bir kaç ay daha sabretmeye çalışacağım , saçımı boyatırım evlilik yıl dönümüzden önce diyordum ondan da vazgeçtim oda erteleniyor önemli değil benim için , hatta ilk maaşı bir güzel ıslatırız dedik galiba onu da bir güzel ıslatamıcaz belki ufak çaplı bir ıslatma olur ama oda önemli değil benim için önemli olan evdi..İnanın biri emlakçıyı arayıp " 1350 TL olur mu " dese o ev 1350 TL'ye anında tutulur merkeze 7 dakika uzaklıkta , ee metro da açıldı 10 dakika , çok değerlendi buralar anlayacağınız. İki gün önce evi tuttuk , daha kombi var ama montajı yapılmamış onun projesini çizdirmek , montajı yaptırmak , gaz açımını beklemek biraz sürecek gibi.Hoş evin doğalgazı için Serhat başvuruyu yaptı ama haftaya anca olur.Benim isteğim yeni yılı orada geçirmekti ama olsun ne diyeyim geç olsun güç olmasın.

Saygılar..

28 Aralık 2017 Perşembe

Kısacık bir eğlence..!

Havalar soğudu , kar yağdı yağacak dediler ama neredeeee ? Valla yağsın da istiyorum herkes hastalıktan kırılıyor bir bakıyorsun hava buz kesmiş aradan bir kaç gün sonra biraz daha sıcak sonra yine soğuk derken hasta olmamak elde değil valla bende oldum olacak hasta. Bir de normalde iş yerinde ki odamız da klima var her zaman cayır cayır sıcak olan odamız bu aralar daha az ısıtmaya başladı geçen gün iki tane çorap giydim. Yanıma yedek pantolon , yedek çorap falan alıyorum dolaba koyuyorum yarın bir gün yağmur yağar bir şey olur diye yedekte taşıyorum..


Fotoğrafta shop var ama normalde de böyle karanlıktı ben biraz üzerinde oynadım. Sevmiyorum ya kışı☺Yaz gelsin bir an önce..Her ne kadar yıllık iznim olmayacağını bilsem de yaz gelsin. Önemli değil bayram seyran var çok şükür. Önemli olan Serhat'ın da benimki gibi bir iş bulması lazım , bayramı seyranı tatil olan bir iş. Çünkü millet bayram tatilinde bir yerlere kaçarken biz maalesef Serhat'ın bir günde olsa çalışması olacağından hiç plan yapamıyorduk. Allah gönlümüze göre versin.


21 Aralık Perşembe günü en uzun gecenin hatrına PSM'de eğlence vardı ama ne eğlence ! Abartmıyorum , her şey çok güzelmiş , herkes çok eğlenmiş farkındaysanız "miş" diyorum çünkü benim oraya gitmemle dönmem bir oldu diyebilirim ☺


Hava buz gibi , dışarı da şakır şakır yağmur yağıyor , Levent gibi bir yerin normalde bile trafiği kilitken böyle havalarda gitmiyor , duruyor trafik. Mesai 16:45'de bitti 17:00'da servisler kalktı . Bu arada benimle aynı oda da çalışanlar gelmeyeceklerini söylediler. Bende eski çalıştığım yerden Sevinç ve onun arkadaşlarıyla takıldım. Daha doğrusu son 10 gün gündür falan beraber mola yapıyor beraber yemeğe çıkıyoruz çok tatlış insanlar . Zaten Sevinç çok efendi bir kızdı onu ben hep severdim , arkadaşları da onun gibi. Arkadaşları demeyeyim arkadaşlarım diyeyim . Hepimiz apayrı yerlerde çalışıyoruz ama mola da buluşuyoruz ☺

Biz Levetten çıkıp PSM'ye gidene kadar neredeyse 40 dakika geçti ve ben 18:00'da kalkacaktım servis olmadığı için metrobüs ve metro yapıp (şu yeni açılan sürücüsüz metro) eve gelecektim. Hani benim düşüncem 17:15-17:20 gibi oraya varsak en azından biraz daha doya doya vakit geçirirdik maalesef 20 dakika için gitmiş oldum. Sonra " gitmeseydim daha iyiydi"dedim ama ben her türlü oraya gitmek zorundaydım çünkü yeni yıl partisine gitmeyenler için çıkışta ayrıca bir servis yoktu.Gitmeyenler kendi imkanlarıyla evlerine gittiler bu yüzden ben her türlü yine oraya gidecektim en kötü hiç oraya servisle gitmeden , metro yapıp yine oraya bağlanacaktım ama işte ne bileyim.


Bunlarda benim tatlış arkadaşlarım kızların şimdilik yüzlerini kapıyorum malum blog yazdığımı söylemedim ☺Hoş ben hala daha kimseye blogum var demem beni bulurlar , yazarlar bana öyle konuşuruz.

Velhasıl kelam en azından ortamı gördüm , hep merak ettiğim PSM'yi gördüm. Zaten müzik eşliğinde karşılama yapıldı , ana yemeğe geçmeden önce aperatif yiyeceklerden aldık. Ben zaten bir ezme aldım onu yedim ☺Ama çok güzel bir yer biz yine kıyıda köşe de kaldık asıl olay arka taraftaydı. Burada yemek yenilip sonra konser alanına falan geçilmiş.

Daha tam net olmadığı için paylaşmak istemedim , neden eğlenceden bu kadar erken ayrıldığımı da netleşince bir sonra ki postum da yazacağım ☺

Saygılar

Share